"Ne güzel şey seni hatırlamak"
demiş Nâzım..
Zamanlar öncesinde sanki benim adıma!.
Ben de bugün yine, desem ki usulca kulağına,
"ne güzel şey hatırlamak seni" ..
duyar mısın?
***
Bazen,
bir evlât gibisin anaç yüreğimde
meme uçlarımı sızlatan.
Bazen,
gölgesinden güç aldığım.
Vatanım gibisin sınırlarını çizdiğim,
uğruna can feda! ..
Doğan günümün alacası,
ömrümün en büyük hatası
Sen!..
Öpüp başıma koyduğum nimet!..
Kıymetini bilemedin kıymetinin yazık,
bu yüzden
eğreti durdu yüreğinde, sana verdiğim kıymet!
Keşke.. ah keşke
yanlış görülen bir rüya gibi yorumlayabilsem
geçen zamanı..
Hezeyanlarımda,
‘cezir’ başlayınca kumlara yazsam adını!..
Tırnaklarıyla kazır gibi
silerken dev dalgalar .. ‘met’ ile
yaşanmışları ve yazılanları,
uyansam kan/ter içinde!..
Zaman,
yine sürükleye sürükleye götürse geceyi
içindekilerle!..
Ve içinde hiç olmadığın
sabahlara uyansam seninle.
Her 'gün' -dün- olduğunda
seni hatırlasam….
Her hatırlayışımda çoğalsan,
mutluluk gibi hiç bitmesen!...
Ne güzel şey seni hatırlamak bilsen!
6/9